Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından kamuoyu ile paylaşılan güncel gıda sahtekarları listesi zeytinyağı sektöründe yaşanan devasa bir skandalı tüm şeffaflığıyla gün yüzüne çıkardı. İzmir ilinin Selçuk ilçesinde üretim tesisleri bulunan SSC Grup Tarım Zeytinyağı isimli işletmenin 2024 yılı başından bu yana tam 82 kez tağşiş yaptığı ve tüketici sağlığıyla acımasızca oynadığı resmi belgelerle kanıtlandı. Piyasaya tamamen saf ve doğal zeytinyağı adı altında ucuz tohum yağı karışımlı sahte ürünler süren bu işletme tüm Türkiye genelinde gıda güvenliği konusunda çok büyük bir endişe yarattı. Geleneksel üretim yapan ve işini dürüstlükle yürüten bölge esnafı da bu devasa sahtekarlık ağı yüzünden ekonomik anlamda ciddi zararlar görüyor.
Onlarca Farklı Marka Altında Tüketiciyi Yanılttılar
Bakanlık yetkililerinin ve gıda müfettişlerinin yaptığı detaylı incelemeler sahtekarlığın boyutlarının ne kadar geniş olduğunu gözler önüne seriyor. Rapora göre bahsi geçen işletme tek bir isim üzerinden değil tam 46 ayrı marka yaratarak bu sahte ürünleri pazar yerlerine ve market raflarına taşıdı ve toplamda 82 kez bu kara listeye adını yazdırdı. Firmanın piyasaya sürdüğü bu markalar arasında 1926 Mehmet Selim Efendi Alatepe Organik Arden Ayvalık Ege Sızma Lux Ayvalık Zeytinada ve Zeytinbeyli gibi isimler özellikle dikkat çekiyor. Tüketicinin güvenini kazanmak için kulağa son derece doğal ve yöresel gelen bu iddialı marka isimlerinin seçilmesi sahtekarlığın ne kadar sistematik ve planlı bir şekilde yürütüldüğünü açıkça kanıtlıyor. Sürekli isim ve ambalaj değiştirerek resmi denetimlerden kaçmaya veya kötü şöhretini gizlemeye çalışan işletme defalarca yakalanmaktan yine de kurtulamadı.
Hem İnsan Sağlığına Hem de Gerçek Sektöre Büyük Zarar
Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan gıda mühendisleri ve halk sağlığı uzmanları zeytinyağına kalitesiz tohum yağlarının karıştırılmasının sadece haksız bir kazanç elde etme yöntemi olmadığını şiddetle belirtiyor. Bu tür kimyasal veya fiziksel müdahaleler insan bedeni üzerinde uzun vadede öngörülemeyen ciddi tehditler oluşturabiliyor. Diğer yandan kaliteli üretim yapan ve marka değerini korumaya çalışan gerçek zeytinyağı üreticileri de piyasadaki bu haksız rekabet ortamından çok büyük bir yara alıyor. Sektör temsilcileri bu tarz kötü niyetli firmaların ülke ekonomisine ve uluslararası pazardaki prestijli yerli zeytinyağı imajına çok ağır darbeler vurduğunu dile getiriyor. Tüketicilerin alışveriş yaparken sadece fiyata odaklanmak yerine etiket okuma alışkanlığı kazanması ve güvenilirliği devlet tarafından onaylanmış yerli üreticileri tercih etmesi hem sağlıkları hem de ekonomileri için hayati bir önem taşıyor.